Bir kısım vatandaşın, herhangi bir katkı ya da eser ortada olmadan iş insanlarını övgüyle anması, kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor. "Gurur duymak için ortada bir hizmet, bir destek, bir eser olması gerekmez mi?" sorusu ilçe genelinde sıkça dile getiriliyor.
Vatandaşlar; eğitime, sağlığa, istihdama, sosyal projelere ya da Diyadin'in temel sorunlarına yönelik bugüne kadar hangi somut adımların atıldığını merak ediyor. İlçe adına yapılmış kalıcı bir yatırım, halka doğrudan dokunan bir proje ya da gençlere umut olan bir çalışma gösterilmeden yapılan övgülerin, gerçeği yansıtmadığı ifade ediliyor.
Toplumun beklentisi net: Kimse kimseyi servetiyle değil, memlekete kattığı değerle yüceltmeli. Eğer bir iş insanı gerçekten Diyadin'in gururu olacaksa, bunun karşılığı tabelalarda değil; okulda, hastanede, iş alanında ve sosyal hayatta görülmeli.
Aksi halde, karşılığı olmayan alkışlarla kendimizi kandırmanın Diyadin'e hiçbir fayda sağlamayacağı vurgulanıyor.
Öte yandan, ilçe kamuoyunda gerçek anlamda gurur duyulabilecek örneklerin de bulunduğu dile getiriliyor. Vatandaşlar, Diyadin'de en az 70 kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine doğrudan katkı sunan Erhan Yüce'nin, somut adımlarıyla bu tartışmada ayrı bir yerde durduğunu ifade ediyor. Yapılan değerlendirmelerde, istihdam üretmenin ve halka dokunan katkı sağlamanın, "gurur" kavramının en net karşılığı olduğu vurgulanıyor.