Bugün ise ileride yargılanacağı yeni işlerin altına imza atıyor. Tesadüf mü? Elbette hayır.
Gerçek şu ki; ABD derin devleti, yargılanması ve ceza alması gereken birini devletin başına getirerek onu tam anlamıyla kontrol altına aldı. Çünkü suçlu bir lider, yönlendirilmesi en kolay liderdir. Ne istenirse yaptırılır, hangi hukuksuzluk gerekiyorsa işletilir.
Trump yaptıklarının suç olduğunu biliyor. Ama buna rağmen ısrarla bu adımları atıyor. Çünkü sistem böyle işliyor. Günün sonunda ABD, önümüzdeki en az 100 yıllık enerji stoklarını hukuksuz yollarla ele geçirmiş olacak. Operasyonlar tamamlandığında ise sahne değişecek.
Kurban bellidir: Trump.
Yargılanacak, ceza alacak, günah keçisi ilan edilecek. ABD ise “biz hata yaptık” diyerek yoluna devam edecek. Hatta belki bir özür mesajı yayımlayacak. O özürlerin bu coğrafyalara ne faydası olduğunu ise hepimiz çok iyi biliyoruz.
Bu bir ilk değil.
Irak’ta istediklerini aldılar, sonra işgalci askerlerini suçladılar. Afganistan’da aldılar, sessizce çekildiler. Filistin, Suriye… Aynı senaryo, farklı sahneler.
Ve her seferinde ABD başkanları, geçmiş yönetimler adına özür dileyip kendilerini “barış elçisi” gibi pazarlamadı mı? Nobel adaylıkları havada uçuşmadı mı?
ABD derin devleti şeytana pabuç giydirir. Bu çağda onunla baş etmek gerçekten zor. Ama imkânsız değil.
Çünkü tarih gösteriyor ki; hiçbir yapı sonsuza kadar ayakta kalamaz. En güçlü görünen sistemler bile, günü geldiğinde kendi ağırlığının altında ezilir.
Göreceksiniz…
ABD başkanı ile ABD derin devletinin işi bittiğinde, geriye sadece bir “kullanılmış lider” ve milyonlarca insanın ödenmiş bedeli kalacak.
Ama o yapı… Eninde sonunda baş aşağı edilecek.
