Bugün, 15 Ocak 2026 Perşembe

Abdullah Ağar


Halep Oradaysa, Arşın Burada

Halep bugün bir şehir değil, bir ölçüdür. Kim ne kadar samimi, kim ne kadar sahici, kim kime ne satıyor; hepsi Halep’te tartılıyor.


Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de gördüğümüz tablo gerçekten “aradığımız sonuç” mu? Yoksa bu, adına barış denilen ama aslında “kontrollü boşaltma + kontrollü direnç”  formülüyle sahnelenmiş bir ara oyun mu?

Çünkü Halep’te görünen barış, arkasında hâlâ savaş taşıyor.

Anlaşma Var, Silah da Var

Şam ile SDG arasında bir anlaşma olduğu artık inkâr edilemez. Koridorlar açıldı, otobüsler geldi. Siviller Afrin’e ve Halep’in diğer mahallelerine yönlendirildi; silahlı unsurlar ise Tabka, Deyr Hafir üzerinden Rakka’ya, Kamışlı’ya, Haseke’ye aktarıldı.

Ama garip olan şu: Anlaşma yapıldıktan sonra çatışma bitti mi? Hayır.

Ağır silah atışları devam etti. Tüneller kullanıldı. Mahzenler devreye sokuldu. Siviller canlı kalkan yapıldı. Kamikaze dronlar havalandı. Hatta Halep Valiliği kamikaze drone ile vuruldu.

Bu, sadece bir güvenlik zafiyeti değil; Şam’ın egemenliğine açık bir meydan okumadır.

Peki kim adına?

Sahadaki İsim: Bahoz Erdal

Bu sorunun cevabı sahada dolaşıyor:  Bahoz Erdal.

PKK’nın Suriye sorumlusu, Kandil’in en sert, en ideolojik figürlerinden biri.

Bahoz, sıradan bir saha komutanı değildir. O, Kandil’in SDG içindeki vesayet mührüdür. Mazlum Abdi’nin üzerine yerleştirilmiş örgütsel komiserdir.

“Siyasi çözüm” konuşulmaya başlandığında devreye giren, çatışmayı tırmandıran isimdir.

halde soru nettir: Bahoz Erdal, SDG–Şam anlaşmasını bozmak mı istiyor? Yoksa daha tehlikelisini mi yapıyor?

Bozmak Değil, Tahkim Etmek

Cevap şudur: Bahoz, anlaşmayı bozmak için değil; PKK lehine tahkim etmek için sahadadır.

“Kalın ve savaşın” talimatı, bir kopuş çağrısı değildir. Bu, PKK’nın çok iyi bildiğimiz yarı teslim – yarı savaş doktrinidir.

Mesaj şudur:

“Anlaşma var ama silah bende. Yönetim sende ama egemenlik bende değil.”

Bu, Irak’ta yıllardır KDP–Bağdat hattında oynanan oyunun Suriye versiyonudur. Silahlı pazarlığın bir aşamasıdır.

SDG Ayrı, PKK Ayrı Masalı

Birileri hâlâ “SDG başka, PKK başka” demeye çalışıyor.

O halde soralım: SDG’nin başında kim var? Mazlum Abdi: PKK’lı.

Yönetim kadrosu? Sipan Hemo, Eldar Halil, İlham Ahmed, Foza Yusuf: PKK’lı.

Arka plandaki kuklacı? Bahoz Erdal: Saf PKK’lı.

Omurga? On binlerce PKK’lı terörist.

Bu masalı ancak sahayı hiç bilmeyenler ya da bilip yalan söyleyenler anlatır.

Bu Bir Çöküş Değil

Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de yaşananlar bir “silahlı çöküş” değildir. Bu,kontrollü boşaltma ve kontrollü dirençtir.

Halep Valiliği’ne yapılan kamikaze drone saldırıları, İran menşeili dronlar, şehrin suyunun kesilmesi gibi hamleler tek bir mesaj taşır:
 

“Şam kendini kazandı sanmasın.”

Halep Ölçüdür

Bizim için mesele nettir: “Halep oradaysa arşın buradadır.”

Eğer ortada gerçek bir anlaşma varsa ölçüsü bellidir:

-Silah bırakılır. Egemenlik devredilir.

-Tünel kalmaz.

-Kamikaze drone uçmaz.

-Fırat’ın doğusuna terörist aktarılmaz.

Bu ölçü tutmuyorsa bu barış değildir; 

Sahnelenmiş bir ara oyundur.

PKK Çok Başlıdır

Bugün İran PJAK’la çatışırken, Kandil’in başka bir kolu İran’a karşı operasyon yapıyorsa bu bize şunu gösterir: PKK tek merkezli değil; çok başlı, çok müşterili, çok kimlikli bir terör organizmasıdır.

Şam şeytanıdır,

Bağdat hırsızıdır,

Tahran cambazıdır,

Ama aynı zamanda tam bir Atlantik faresidir.

Çözüm Nerede?

Çözüm nettir ve karmaşık değildir:

Kürt etnik kimliğinin istismar edildiği coğrafyaları, PKK ve hangi isimle olursa olsun SDG/PYD/TevDem/AANES türevlerinden arındırmak.

Ve Şam için artık samimiyet testinin zamanı gelmiştir.

Ya üniter Suriye vardır, Ya da sürekli kriz.

Fırat’ın doğusu–batısı diye bir Suriye yoktur.

Bu çizgi netleşmezse Halep’te kazanılan her şey geçici, kriz ise kalıcıdır.

Son Söz

Halep sadece bir moral eşik değildir. Stratejik bir eştir. Fırat’ın doğusunun kaldıracıdır. Şeyh Maksud ve Eşrefiye’den sonra mesele Rakka köprüsünde değil, Şimelka köprüsünde bitmelidir.

Aksi hâlde Halep’te görünen zafer, tarihe bir başarı olarak değil; ustaca kurulmuş bir tuzak olarak geçer.

Biz üç gün iki gece sahayı okuduk. İzleri sürdük. Tutarsızlıkları eşeledik. Şüphenin kapısını çaldık.

Vardığımız yer burasıdır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.