Bu topraklarda doğup bu toprağın ekmeğini yiyip, sonra da arkasını dönüp gidenlere; ne bir vefa, ne bir emek, ne de bir çaba göstermeyenlere sitemim var.
Bu memleket, sadece bir nüfus cüzdanında yazan doğum yeri değildir. Bu memleket; kışın ayazında soba başında ısınan ellerdir, yazın güneş altında terleyen alınlardır. Bu memleket, yoklukta paylaşmayı bilen anaların duası, zorlukta dimdik duran babaların suskun gururudur.
Ama ne yazık ki bazıları için bu topraklar sadece bir basamaktır. Yükselince unutan, makam bulunca sırt çeviren, işi bitince “ben zaten buradan değildim” diyenlerin sayısı az değil. Ne bir iz bırakırlar, ne bir emek, ne de bir hayırla anılacak bir çaba… Sadece tüketir, sadece alır, sadece konuşur giderler.
Hizmet etmeyi yük, emek vermeyi angarya sananlar var. Bu memleketin derdiyle dertlenmeyen, insanının gözünün içine bakıp “ne eksiğimiz var” diye sormayanlar var. Koltukta oturup ahkâm kesen, sahaya inmeye, taşın altına elini koymaya yanaşmayanlar…
Oysa bu topraklar, emeğe hürmet ister. Bir çivi çakanla, bir gönül alanı aynı kefeye koyar. Sözle değil, işle konuşanı sever. Günü kurtaranı değil, yarını düşüneni bağrına basar.
Benim sitemim kişisel değil, benim sitemim bu memlekete borcunu unutanlaradır. Bu memleketi sadece seçimden seçime hatırlayanlaradır. Bir gün yolunuz düşerse, arkada ne bıraktığınıza bakın… Bir dua mı, bir hayır mı, yoksa sadece kırık dökük cümleler mi?
Biliniz ki bu topraklar nankör değildir. Emeği de, vefasızlığı da unutmaz. Kim hizmet ettiyse adı kalır, kim sadece kullandıysa sesi bile kaybolur.
İşte bu yüzden, bu memleketin değerlerini bilmeyen, saymayan, hizmet etmeyen, çaba sarf etmeyen, emek vermeyenlerin sadece kendilerine değil,
yedi ceddine sitemim var…
